|
Merhaba degerli okurlar,
Nisan ayı sayısında ekim ayında yapılacak üretim izni sınavının
(HZP) içeriğinden sözetmiş, bu imtihanın kapsamını, önemini
ve yapılış şeklini anlatmaya çalışmıştık. Yazının akabinde
bir çok avcı ve köpek sahibinin son derece heyecanlandığını,
ancak bir o kadar da endişe duyulduğunu, aldığımız maillerden
ve telefon gorüşmelerimizden anlamiş bulunuyorum. Gectiğimiz
sayıda da belirttiğimiz gibi yazının bu II. bölümünde köpeklerimizi
imtihana nasıl hazırlayacağımızı anlatarak, söz konusu sınavın
endişe edilecek bir boyutu olmadığını tasvir etmeye çalışacağım.
HZP sınavı, av kopeğinin bir sonraki nesile aktaracagı av
genlerinin yeterli kalitede olup olmadıgını test etmek amacıyla
yapılan bir imtihandır. Bu imtihan neticesinde köpeğin kendisi
kadar, yetiştiricisi de beceri ve yeteneklerini ispatlamış
olur ve neticede, üretim hayatı boyunca kullanacağı üretici
ismini kazanmis olur.
kopegin hazırlık sürecini, iki aylık bir yavrunun seçilmesinden,
daha sonra ki dönemlerinde aşamalar halinde eğitimini baz
alarak anlatmak istiyorum.
Öncelikle seçilecek yavrunun anne-baba seceresi çok iyi incelenmeli,
daha önceki dönemlerde yaptığı işler ve başarılar dikkate
alınmalı ve ebeveynlerin mizaci ve karakter yapısından emin
olunmalıdır. Eğitim kolaylığı açısından ne cok baskın, ne
de cok çekinik bir yavru edinmemenizi, ılımlı, cesur ancak
itaatkar bir karaktere sahip bir yavru seçmenizi tavsiye ederim.
FİZİKİ YAPI İTİBARİYLE ASLA OLMAMASI GEREKEN KUSURLAR:
1.Seçilecek yavru erkek ise testisleri eksik(tek testisli)
olmamalıdır.
2.Ön ve arka bacaklarda raşitik bozukluklara rastlanmamalıdır.
3.Dişler makas şeklinde olup, üst veya alt çene diğerinden
önde veya geride olmamalıdır. Diş sayısı tam ve eksiksiz olmalıdır.
4.Halk arasında kartal tırnağı veya mahmuz diye tabir edilen
arka ayakların iç kısmında bulunabilen tırnak olmamalıdır.
5.Kulak sarkıntısı, kulağı tam olarak kapatmalı, biri veya
ikisi kırık veya birbirinden farklı olmamalıdır.
fiziki ve karakteristik Özellikleriyle aradığımız yavruyu
elde etmiş isek, 3-4 günlük bir alışma ve ısınma süreci geçirmek
gerekir. Bu süre içinde sadece yavrunun sizi sevmesi ve güvenmesi
sağlanmalı, herhangi bir komut öğretilmeye çalışılmamalıdır.
Beslenme öğünleri geldiğinde, daha sonra ki aşamalarda bize
çok faydası olacak eğitim düdüğü kullanılmalı, yemek yerken
bir kaç kez bu düdük belirli sıklıklarla çalınmalı ve yavrunun
düdüğe olumlu ve canlı tepki vermesine zemin hazırlanmalıdır.
Çift taraflı olup Almanya'nın bütün yetiştiricilerinin kullandığı
eğitim düdüğü, köpek eğitiminde son derece faydalı bir alettir.
1 haftalık bir ısınma döneminden hemen sonra "aport"
eğitimine başlamalıyız. Aport eğitimine yavru mümkün olduğunca
küçük yaşta iken baslanmalıdır. Zira yavru küçükken kendine
güveni yeterli olmadığından, sizden uzaklaşmayı göze alamaz
ve aport etmesi için attığınız nesneyi kapıp hemen sizin yanınıza
gelme ihtiyacı hisseder. İlk etap da yumak haline getirilmiş
bir çorap, eldiven veya icine av tüyü doldurulmuş bir kese
aport malzemesi olarak işimizi görecektir. Eğitime dar bir
koridorda baslamak ve bir süre böyle devam etmek en doğrusudur.
Böylece koridorun sonuna attığınız nesneyi kaptıktan hemen
sonra gidecek başka bir yeri olmadığından mecburi istikamet
size gelecektir. Koridorun sonuna attığınız malzemeyi atar
atmaz komut verin, size geldiğinde hemen onun cok sevdiği
bir parça yiyecekle ödüllendirin, güzel sözler söyleyin, sevin,
okşayın onu yaptığı işten dolayı onore edin. Bu işi onu bıktırmayacak
şekilde, hergün 3-4 tekrardan fazla yapmayın. Sıkılmaya veya
nazlanmaya başladığını hissedebileceginiz 1. haftanın sonunda,
bu antrenmana onun tanımadığı, yabancı oldugu ve sizden uzaklaşmayi
göze alamayacagı ortamlarda ve mekanlarda devam edin. Kullandığınız
malzemeyi onu cezbedecek şekilde değiştirin
(birbirine bağlanmiş bir kaç kuş kanadı, tavşan ayağı, rulo
yapılmış bir tavşan kürkü gibi). getirmediği takdirde hemen
aksi yöne doğru hızla koşup düdük çalın. Telasa kapılıp, sizi
kaybedecegini düşünerek, hızla size dogru koşacaktır. ödüllendirmeyi
bir süre sonra her seferinde değil, iki defada veya üç defada
bir yapın ve giderek azaltın. Ancak nazlanmaya başlarsa geri
adım atın ve ödüllendirmeye devam edin. Eğer yavrunuz asi
ise ve getirmeyi red ediyor ise, sizinde karşı atak yapıp
hileye başvurmanız gerekecektir. Eskiden kullandıgımız naylon
malzemeden imal edilen fermuarlı bir kalemliği, onun çok sevdiği
bir yiyecekle doldurun. Yavrunun tasmasına 10 m lik bir kayış
bağlayın. içi dolu kalemliğin serçe parmağı girecek kadar
bir kısmını açın ve ona koklatın. Bu koku onu deli etmelidir.
Kalemligi 5-10 m ileriye fırlatın ve kayışın ucu elinizde
olacak şekilde köpeği salın. Onu ısırmaya, içindekini almaya
çalişacak, ancak muvaffak olamayacaktır. Kalemliği ağzına
aldığı bir anda kayışı yavaş yavaş çekin (aport komutuyla).
yanınıza geldiğinde yavaşca ağzından alın ve kalemliği açıp
içinden bir parça mamayı verin. Bunu birkaç kez tekrarladıktan
sonra, yiyeceğe ulaşmak için malzemeyi size götürmekten başka
çaresi olmadığını anlayacak ve tabir-i caiz ise size nesneyi
kuzu kuzu getirecektir. aport sonunda ağzından almadan evvel
oturmasını sağlayın ve nesneyi o vaziyette teslim alın.
Aport eğitimi esnasında "otur" komutunu da öğretmek
yerinde olacaktır. Bu komutu da zorlama yöntemiyle değil,
pozitif yöntem ile öğretmenizi tavsiye ederim. Yavrunun dikkatinin
başka bir koku, nesne, veya varlık ile dağılmayacağı kapalı
bir ortamda sadece size odaklanacağı bir yerde çalışmanız
uygun olacaktır. Yavrunuz ile oynadınız, ilgilendiniz ve potansiyel
hırs ve enerjisini üzerinden attığını size olan bakışlarından
hissediyorsunuz. İşte bu aşamadan sonra komut çalışmak en
iyi netice verecek zamanlamadıir. Baş ve orta parmağınız ile
tutacak şekilde bir parça yiyeceği tutun. yavruya koklatın
ve hafifce yukarı çekerek, kokuya yönelmesini sağlayın. Ulaşmak
için iki ayağının üstüne kalkacaktır. Hemen burnuna doğru
tutup hafifce iterek oturmasını sağlayın ve "otur"
diyerek yiyeceği yedirin. Birkaç antrenman sonrasında işaret
parmağınızı havada görünce oturacaktır. İşaret sonrasindaki
aşamadaki ödüllendirme süresini degistirin. Bazen 10 sn bazen
5 sn bazen de hemen ödüllendirin. Bu zaman boşluğunda "bekle"
diyerek ileride yararını görebileceğiniz bir komutun da, zihinde
yer etmesini sağlayin.
Bu esnada sınav amacıyla verebileceğiniz bir diğer eğitim
ise "ferma" eğitimidir. Olta ucuna bağlanmış kanat
ile bu eğitimi verin. Köpeğiniz fermalamaya başladığı zaman
ferma halindeyken onu baştan kuyruğa doğru güzel sözler söyleyerek
okşayın ve ferma süresini uzatmasını sağlayın. Bu meyanda
reflexlerinizin sağlam olması icap eder. Zira yavru kesinlikle
kanadı yakalayarak muvaffak olmamalı ve kanada saldırmanın
bir çözüm olmadığını idrak ettirerek beklemenin en akılcı
çözüm olduğunu anlamasi sağlanmalıdır. Kazara yakalasa bile
zorla alınmamalı, yavaşca ve severek nesne ağızdan alınmalıdır.
Bu eğitimin imtihanda olduğu kadar, köpeğin ileride ki av
hayatında da faydası olacak, köpeğin ferma halinde sabırlı
olması öğretilmiş olacaktır.
Sınav ile ilgili bu ilk eğitim süreci yavrunuz 3-3,5 aylık
olana dek yeterli olacaktır. Bu süre içinde bu egzersizleri,
köpeği yormadan ve sıkmadan, onun keyif alacağı süreler halinde
tekrarlayın. Bunun dışındaki tuvalet eğitimi, eve uyum eğitimi
gibi çalışmalar konumuz dışında olduğu için girmeye gerek
duymuyorum. Ancak bunları da bilinçli bir şekilde bu sure
içinde ihtiyaca ve beklentilerinize göre öğretebilirsiniz.
Haziran sayısında da bu aşamadan sonraki ihtiyacı eğitim ile
ilgili bilgi verecek ve siz değerli avcı ve köpekseverleri
nacizane bilgilendirmeye çalışacağız.
D.K.U.Y.D yönetimi adına,
BURAK KABAKCİ
|